Tag

nasıl

Browsing

İş aramanın ilk adımı özgeçmişinizi diğer bir adı ile CV(curriculum vitae)‘nizi oluşturmaktır. Potansiyel işverenlerle paylaşacağınız bu özgeçmişi oluşturmak ise çoğu zaman zor olabiliyor. Başarılı özgeçmiş oluşturmak için çalışma ve eğitim geçmişinizi, beceri ve niteliklerinizi işverenin dikkatini çekecek şekilde sunmanız gerekmektedir.

Potansiyel işvereninizin dikkatini çekmek için özgeçmişinizi yukarıdaki bilgileri içeren basit bir sıralama listesinden ziyade başvuruda bulunduğunuz pozisyona özel oluşturmanız sizi bir adım öne taşıyacaktır.

Özgeçmiş Yazmaya Başlamadan Bilmeniz Gerekenler

Doküman Oluşturucunuzu Seçin

Özgeçmişinizi oluşturmaya başlamadan önce özgeçmişinizi hangi uygulama ile yazacağınızı seçmelisiniz. Kolay ulaşılabilirlik açısından uygulamanın çevrimiçi olması sizin yararınıza olacaktır. Böylelikle istediğiniz her an telefonunuzdan ya da bilgisayarınızdan özgeçmişinize kolayca ulaşabilir, değiştirebilir ve paylaşabilirsiniz.

Online doküman oluşturmak için Google Dokümanlar ya da Zoho Writer işinizi fazlasıyla görecektir.

Özgeçmişinizin Taslağını Oluşturun

Özgeçmişinizin temel çerçevesini oluşturarak taslağınızı oluşturmaya başlayabilirsiniz. Ne çok uzun ne de çok kısa olmamasına özen gösterin. İşverenler için önemli olan özgeçmişinize baktıklarında istediklerini alabilmeleridir. Çok fazla ayrıntıya girerek gereksiz kalabalığa yer vermeniz iyi bir izlenim oluşturmayacaktır.

Özgeçmişinizin uzunluğu geçmiş kariyerinize ve tecrübelerinize bağlıdır. Yeni işe başlayacak ya da çok fazla tecrübesi olmayan bir aday iseniz bir sayfalık özgeçmiş sizin için yeterli olacaktır.

Bir sayfaya sığmayan kapsamlı tecrübelere sahipseniz maksimum 2 sayfa olacak şekilde özgeçmişinizi oluşturabilirsiniz.

Unutmayın, amacınız IK yetkilisinin sizi pozisyon için ideal bir aday olarak düşünmesini sağlamaktır.

Başarıya Ulaştıran Özgeçmiş Nasıl Yazılır?

Tüm Bilgilerinizi Not Edin

Özgeçmişinizde bulunmasını istediğiniz bilgileri öncelikle bir yere not edin. Ufak notlar alarak yapacağınız bu çalışma ile yazım aşamasında işinizin kolaylaşmasını sağlayabilirsiniz.

Bunun için kullanmak istediğiniz iletişim bilgilerini, tüm işlerinizi, eğitiminizi, sertifikalarınızı ve diğer kimlik bilgilerini içeren bir liste yapın.

Özgeçmişinizin Düzenini Seçin

Özgeçmiş düzeni oluştururken kullanabileceğiniz 3 tür düzen bulunmaktadır.

  • Kronolojik Özgeçmiş

Kronolojik özgeçmiş en çok kullanılan özgeçmiş düzenidir. Kronolojik özgeçmişin en oluml özelliği ise anlaşılması kolay olmasıdır. Kronolojik özgeçmişte adayların mesleki deneyimi zamana göre sıralı olarak yazılır. Bu özgeçmiş türünün en olmsuz yönü ise tarihlerin detaylı yazılması sebebiyle işsiz kalınan sürelerin kötü imaj doğurma riskini barındırmasıdır.

Adayın mesleki deneyimlerinin sıralanışı iki şekilde yapılabilir böylece doğrudan ve ters kronolojik özgeçmiş arasında ayrım yapabilirsiniz.

  • Fonksiyonel veya Tematik Özgeçmiş

Fonksiyonel özgeçmişte size ait bilgiler bloklar halinde dağılır. Bunların her birinde gerçekleştirilen başarılar belirtilir.

Bu özgeçmiş türünün temel avantajlarından biri adayın başarılarını vurgulamaktır. Bu sayede başvurduğunuz pozisyona alımınızı değerlendiren IK yetkilisi, becerilerinizin kendi kıstasları ile örtüşüp örtüşmediği hakkında daha net fikir sahibi olacaktır.

Bu tür CV mesleki deneyime sahip olan ve çeşitli sektörlerde çalışmış kişiler için tavsiye edilir.

  • Bileşik veya Karışık Özgeçmiş

Adından da anlaşılacağı gibi bu her iki özgeçmiş türünün karmasıdır. Bu özgeçmiş türü kronolojik olmasından ötürü, yalnızca çalıştığınız şirket ve tarihleri değil bu sürede geliştirilen başarıları ve becerileri de kapsayan bir özgeçmiştir.

Özgeçmiş Metninizi Biçimlendirin

Özgeçmişiniz için yazı tipi seçerken mümkün olduğunca basit olanı tercih etmelisiniz.

  • Yazı Tipi Seçimi

Özgeçmişinizin okunurluğunu kolaylaştırmak için Arial, Calibri, Times New Roman veya Verdana gibi yazı karakterleri iyi bir seçim olacaktır. Buna ek olarak Ön yazı metninizde de aynı yazı tipini kullanmanız tutarlılığı sağlayacaktır.

  • Yazı Tipi ve Boyutu

Yazı tipi ve boyutu CV’nizin bölümlerine göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin, başlıkları büyük yazabilir ayrıntılar verdiğiniz kısımları kalın ve italik yazarak belirtebilirsiniz.

  • Listeler ve Paragraflar

Başarılarınızı veya yeteneklerinizi yazarken liste halinde yazarak okunmasını kolaylaştırabilirsiniz.

Çeşitli Uzantılarda Kayıt Edin

Özgeçmişinizi kaydederken kendi adınızla kaydedin. İşverenlerin taleplerine rahatça cevap verebilmek için özgeçmişinizi Pdf ve Docs formatında kayıt edin.

Gözden Geçirin

Özgeçmişinizi tamamlamadan önce gözden geçirmeniz hayat kurtarır. Tek tek tüm yazdıklarınızı ayrıntılı bir şekilde gözden geçirin. Noktalama işaretleri, yazım hataları ve anlam bozukluklarını düzelterek yazıcınızdan çıktı alın.

Aldığınız çıktıda hizalamaları ve gözünüze batan herhangi bir kısım var mı diye son kontrolünüzü yapın. Bu kontrolden sonra özgeçmişinizi iş görüşmelerinizde kullanmak için çoğaltmaya hazırsınız.

Başarılar.

20’li yaşlarınızı yaşıyorsanız ve genç yaşta yatırım yapma arzusu içerisindeyseniz, doğru yerdesiniz.

Genç yaşta para biriktirmek ve yatırım yapmaya başlamak emeklilik zamanınız geldiğinde sizi çok rahat ettirecektir. Erken yaşta tasarruf yapma arzusu içinde olanlar genelde erken emekliliğin keyfini çıkaranlar olabiliyor.

Siz de 20’li yaşlarınızda aldığınız bazı yatırım kararları neticesinde hata yapmış olabilirsiniz. Bu hataları yapmış olmanız pes etmeniz anlamına gelmiyor. Sürekli kendinizi geliştirerek ve yeni yöntemler deneyerek kendi yatırım stratejinizi oluşturabilirsiniz.

Yatırım için hiç bir yaş erken değildir. Genç yaşta yatırım yapmak sizin için zor gelebilir. 20’li yaşların yatırım için erken bir yaş olduğunu düşünebilirsiniz fakat emin olun hiç bir şey için erken değildir.

Özellikle bir çok arkadaşınız bu konuda sizi vazgeçirmek isteyecektir. Siz de yatırım yapacak paranızın olmadığı ya da nereden başlayacağımı bilmiyorum gibi bahaneler üreteceksiniz.

Fakat bu yazıyı okuduğunuza göre yatırım yapmak için az da olsa istekli olduğunuzu düşünüyorum.

Gelin genç yaşta yatırım yapmak için neler yapmanız gerektiğine göz atalım;

Yatırım yapmaya başlamadan önce;

Emin olun verdiğiniz karar sizin için çok doğru bir karar. Erken yaşta yatırım yapma isteği olanlar gelecekte daha rahat bir hayat yaşıyorlar. Siz de bu yolda en önemli adımı atmak üzeresiniz.

Çıktığınız bu yolda bazı maddi engelleriniz olabilir. Yatırım yapmaya başlamadan önce bu engelleri aşmalısınız.

Maddi problemlerin üstesinden gelmek için finansal planlamanızı çok iyi yapmalısınız. Yaptığınız planlar sayesinde hem maddi problemlerin üstesinden gelebilir hem de yatırım yapmaya kolayca başlayabilirsiniz.

Acil Durum Fonunuzu Oluşturun

İşte blogumda sık yaptığım tavsiyelerden biri. Finansal özgürlüğünüzü sağlamak için her zaman başvurabileceğiniz bir acil durum hesabınız olmalıdır.

Peki acil durum fonu nedir?

Acil durum hesabı, herhangi bir ihtiyacınız için ya da hiç hesapta olmayan ödemeleriniz için sizi kurtaracak hazır paradır.

Tasarruf yaparak biriktirdiğiniz bu para sizin zor zamanlarınızda can kurtarıcınız olacaktır. Böylelikle kendinizi her zaman maddi anlamda daha rahat ve güçlü hissedeceksiniz. Bu da finansal özgürlüğe giden yolda size önemli katkı sağlayacaktır.

İster çalışın ister okuyun elinize geçen paranın bir kısmını biriktirerek kendi acil durum fonunuzu oluşturabilirsiniz. Fonunuz için hedeflediğiniz tutar tamamen size aittir. Ne kadar biriktirmek istediğiniz konusunu tamamen size bırakıyorum.

Şimdi Yatırım Zamanı

Acil durum fonunuzu oluşturduğunuza göre artık nasıl yatırım yaparım sorusununu cevabını öğrenmeye geldi. Elinizde birikmiş paranız olduğuna göre, bu para ile istediğiniz gibi yatırım yapabilirsiniz.

Yatırım yapmaya bu günden başlarsanız emeklilik zamanınız geldiğinde kendinizi çok şanslı hissedecek ve ne kadar doğru bir karar aldığınız konusunda kendinizle övüneceksiniz.

Peki Genç Yaşta Yatırım Nasıl Yapılır?

Yatırım yapmaya yeni başladığınız için büyük ihtimalle çok paranız olmayacaktır. Ama pes etmeyin bu olmayacağı anlamına gelmiyor.

Emekliliğinizi Düşünün

Erken yaşta yatırım yapmaya başladığınıza göre bu uzun soluklu bir strateji olmalıdır. Bu yüzden bugünden emekliliğinizi bile planlayabilirsiniz. Emeklilik hayallerinizi ve hedeflerinizi şimdiden düşünebiliyorsanız bu hedefler için ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu hesaplamalısınız. Bu hesabı yaparken göz ardı etmemeniz gereken bazı etkenler vardır;

  • Zaman içinde beklenen gelir
  • Zaman içinde tahmini birikim tutarı
  • Yatırım ve piyasa getirileri
  • Giderler

Gördüğünüz gibi uzun vadeli yatırım planınızı oluşturmak sanıldığı kadar kolay değildir. Bunun için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz.

Uzun vadeli yatırım planı nasıl yapılır?

Genç yaşta para biriktirmek istiyorsanız önünüzde iki seçenek vardır. Masraflarınızı azaltmak ve gelirinizi artırmak.

Masrafları Azaltmak

Kendinize ait bir bütçeniz yok ise muhtemelen paranızı nereye harcadığınızı bilmiyorsunuz demektir. Bütçenizi oluşturmak için her ay elinize geçen parayı ve düzenli veya düzensiz giderleriniz bir yere not edin.

Sizin için vazgeçilebilir olan giderlerin üzerini çizin ve onlardan vazgeçin. Böylelikle giderlerinizi azaltmaya başlayacaksınız. Haftalık ve aylık olarak tüm masraflarınızı izleyin. Ve paranızı nereye harcıyorsunuz, bütçenizin düşmanı olan harcamalarınız nedir netleştirin.

Gelirinizi Yükseltin

Emekliliğinizi şimdiden planladığınıza göre yıllar içinde geliriniz de artacaktır. Artan bu gelirinize ek olarak ek gelir elde etmek isterseniz gelirinizi yükseltmenizi sağlayacak bir kaç alternatif vardır.

  • Ek gelir elde etmek için kendinize para kazanabileceğiniz hobiler edinebilirsiniz. Hem boş zamanlarınızı değerlendirir hem de hobilerinizden para kazanabilirsiniz.
  • Kazançlarınızı otomatik pilota bağlamak için pasif gelir kaynaklarınızı araştırabilirsiniz. Pasif gelir ile çalıştığınız konu ne olursa olsun ilk başta emek harcayarak daha sonrasında harcadığınız bu emeğin karşılığını uzun seneler boyunca alabilirsiniz.

Bunu da Beğenebilirsiniz: Finansal Planlama Yaparak Geleceğinizi Garanti Altına Alın

Genç Yaşta Nasıl Para Biriktirilir?

Genç yaşta yatırım yapmak için para biriktirmenizi sağlayacak 3 yöntem bulunmaktadır.

1. Toplu Para ile Yatırım

Halihazırda biriktirdiğiniz bir paranız var ise şanslısınız. Aylarca veya yıllarca para biriktirmek zorunda değilsiniz. Ayrıca bundan sonra elde edeceğiniz kazaca ek olarak birikiminize ek kaynak sağlayarak paranızı artırabilirsiniz.

2. Otomatik Birikim Hesabı

Genç yaşta yatırım yapanların en çok tercih ettiği yöntem bu yöntemdir. Her ay hedeflediğiniz birikim tutarınızı belirleyin ve bu tutarı otomatik olarak birikim hesabınıza aktarın.

3. Manuel Yatırım

Bu yöntem ile ay sonunda elinizde kalan tutarı yatırarak birikiminizi oluşturabileceğiniz bir yöntemdir. Bu yöntemin olumlu yanı ise sabit bir tutara bağımlı kalmadan yatırdığınız paranın değişkenlik gösterebilmesidir.

Bunu da Beğenebilirsiniz: Otomatik Birikim Hesabı İle Acil Giderlerinizi Kolayca Karşılayın

Genç Yaşta Nelere Yatırım Yapılır?

Yaşınız genç olduğunuzdan dolayı birikiminizi riskli yatırım araçlarına yönlendirmek akılcı bir tavsiye olmayacaktır. Bunun yerine daha az riskli fakat yine de getiri elde edebileceğiniz yöntemler de vardır.

1. Bireysel Emeklilik

Yazının başında dediğim gibi planlarınızı uzun vadeli olarak düşünürseniz ömür boyu bu hedefe giden yolda kendinizi motive eder halde bulacaksınız.

Bireysel emeklilik sistemi birikimlerinizi yönlendirmek için iyi bir başlangıç olacaktır. Yönlendirdiğiniz birikimlerden elde edeceğiniz getiri ise fon tercihlerinize bağlıdır. Risk algınıza göre bu tercihleri kendiniz de değiştirebilirsiniz.

2. Vadeli Mevduat Hesabı

Hangi yöntem ile birikiminizi yaparsanız yapın vadeli hesap birikimleriniz için iyi bir alternatiftir. Aylık veya günlük vadelerle açabileceğiniz bu hesap ile hatırı sayılır getiri elde etmeniz mümkündür.

3. Yatırım Fonları

Yatırım kazançlarınızı artırmak için yatırım fonlarını da tercih edebilirsiniz. Yatırım fonlarının da bir çok çeşidi vardır. Fon tercihlerinizi yaparken risk algınıza göre tercih etmeniz önemlidir. Risk arttıkça getiri artabileceği gibi kaybınız da artacaktır. Risksiz fonları tercih etmek istiyorsanız anapara korumalı fonlar tam size göre.

Sonuç olarak,

Yaşınız gençse ve yatırım yapma fikriniz var ise emin olun çok doğru bir seçim yaptınız. Bugünden itibaren geleceğinizi planlamak sizin elinizde, tek yapmanız gereken tasarruf ve birikim yaparak, birikimlerinizi yatırıma yönlendirmektir. Böylece hem finansal özgürlüğünüzü kazanacak hem de maddi anlamda rahat bir geleceğe sahip olacaksınız.

Hisse senedi alım satım yapan yatırımcıların birçoğunun sıklıkla yaptıkları hatalardan biri de kazandıran senedini erken satmaktır. Doğru zamanda hisse senedi satışı bu açıdan baktığınızda büyük önem arz etmektedir.
Her ne kadar erken sattığınız senetler kardan zarar gibi gözükse de çoğu zaman yatırımcılar büyük pişmanlıklar yaşamaktadır.

Tabii ki kar ettiğiniz bir senedini satmak zarar ettiren senedi satmaktan daha kolay fakat hisse senedi satışına karar vermenizi kolaylaştıracak bazı işaretler vardır.

Siz de kar eden senedinizi satıp, karınızı cebinize koymadan önce bazı sinyalleri bekleyenlerdenseniz, benim uyguladığım 5 tavsiye ile kararlarınızı daha rahat alabileceksiniz.

1. Şirketin Temel Analizini Yapın

Hisse senedi alım satım kararı vermeden önce ortağı olmaya karar verdiğiniz şirketin temel analizini yapmalısınız. Şirketin borçlanması, satışları ve nakit akışı gibi değerlerini inceleyerek firma hakkında yeterince bilgi edinmelisiniz.

Firmanın temel göstergelerinde hisse senedi fiyatını etkileyebilecek sinyaller görmeniz durumunda, bu olumsuzluğun yakın zamanda fiyatlara yansıyacağının ilk sinyallerini edinmiş olursunuz.

Bu yüzden hem hisse senedi alırken hem de aldığınız senedi satmadan önce bilançoları inceleyin. Hali hazırda kar ettiğiniz bir senede sahipseniz temel değerlerde gördüğünüz olumsuzluklar piyasa tarafından fiyatlanmadan senedinizi elden çıkarabilirsiniz.

2. Hedef Fiyatınızı Belirleyin

Hisse senedi alırken büyük ihtimalle zarar kes (stop-loss) noktanızı belirliyorsunuzdur. Aynı stratejiyi kar-al için de kullanmalısınız. Hedef fiyatınızı belirlerken hisse senedi grafiklerini inceleyebilir, biliyorsanız teknik analiz çalışarak satış için hedef fiyatınızı daha kolayca belirleyebilirsiniz.

Satın almak istediğiniz hisse ile ilgili tüm araştırmalarınızı yaptınız ve senedi satın aldınız. Sizin için her şey yolunda gitti ve kısa zaman hatırı sayılır miktarda para kazandınız. İşte tam bu noktada hedef fiyatınızın olması size avantaj sağlayacaktır. Hedef fiyatınızı daha önceden belirlerseniz senet yükseldikçe oluşacak duygusal bağlılıktan kendinizi uzak tutmuş olursunuz. Ayrıca kendinize ait hedef stratejiniz de olacaktır.

3. Temettü Dağıtılmaması Durumu

Hisse senedine sahip olduğunuz şirket temettü dağıtımını ertelerse ya da tamamen dağıtmama kararı alır ise bu olumsuz bir sinyaldir.

Böyle bir durum ile karşılaştığınızda hamlelerinizi doğru zamanda yapmanız gerekmektedir. Bu tarz kararlar büyük olasılıkla ileri de oluşabilecek finansal zorlukların habercisi niteliğindedir.

4. Hisse Satış Stratejileri

  • Spekülasyon oyununa gelmeyin: Sahip olduğunuz hisse senedi, yatırımcısına iyi karlar getirdiği zaman büyük ihtimalle herkesin dikkatini çekecektir. Her yerde yazılmaya başlanacak, deneyimsiz yatırımcılar tarafından talep görmeye başlayacaktır. İşte bu an karınızı almak için en uygun zamanlardan biridir. Aksi taktirde karınızın erimesine tanık olabilirsiniz.
  • Canlı verileri takip edin: Portföyünüzde bulunan hisse senetlerini doğru zamanda satmak istiyorsanız, hem piyasa verilerini hem de şirket haberlerini yakından takip edin.
  • Kademeli satış yapın: Hedef satış fiyatınıza yakın bir fiyata gelen hisse seneti için kademeli satış yöntemini izleyebilirsiniz. Elinizde bulunan senedin %50 sini satarak hem karınızı gerçeğe dönüştürürsünüz hem de geri kalan senetlerin maliyetini azaltırsınız.

Aceleci Olmayın

Gün içerisinde çok fazla al sat yapıyorsanız paranızın büyük bir kısmını borsa komisyonuna harcıyorsunuzdur. Özellikle kar elde edemediğiniz alım satım işlemlerini değerlendirdiğiniz zaman komisyon açısından size büyük bir maliyet yükleyecektir. Kararlarınızı alırken alım satım stratejilerinizi önceden belirlemeniz, iyice düşündükten sonra yatırım kararı almanız önemlidir. Ayrıca yatırımlarınızı günlük al sat yaparak değerlendirmek yerine daha planlı ve daha uzun vadeli değerlendirmek uzun vadede daha iyi getiri elde etmenizi sağlayacaktır.

Enflasyon, malların veya hizmetlerin genel fiyat düzeyinde olan artışı ifade eden bir göstergedir.

Enflasyon ölçümü yıllık bazda hesaplanır. Yüzde olarak ifade edilir. Enflasyonda olan her artış sahip olduğunuz paranın değerinin düşmesine yol açar.

Bir ülkede enflasyon yüksek ise paranın alım gücü sürekli değişkenlik gösterir. Enflasyon yükselirse alım gücü de buna paralel olarak düşmektedir.

Basitçe örnek vermek gerekirse, bir kilo domatesin fiyatı 5 TL iken yıllık enflasyonun %10 olması halinde bir sene sonunda 5.5 TL olması öngörülür. Bu sebeple elinizdeki 5 TL ile bir sene sonra bir kilo domates alamaz hale gelirsiniz.

Enflasyon fiyatlar genel seviyesindeki artışı gösterirken bu durumun tam tersine ise deflasyon denir. Deflasyon belirli bir zaman aralığında fiyatlar genel seviyesinde oluşan sürekli düşüşe denir.

Eğer bir ekonomide yüksek enflasyonun yanı sıra ekonomik durgunluk ve yüksek işsizlik de oluşur ise bu duruma stagflasyon denmektedir. Stagflasyon özellikle 1974 yılında ortaya çıkan ilk petrol krizi esnasında yaşanmıştır. Bu dönemde petrol fiyatları aşırı artarken bir yandan da ekonomik durgunluk baş göstermiştir.

Enflasyonun Nedenleri

Enflasyonun oluşmasına sebep olan iki neden vardır;

  • Talep Sebepli Enflasyon

Genelikle büyüyen ekonomilerde görülen bu enflasyon türü, bir mala veya hizmete olan talebin o talebin arzına göre daha hızlı artması ile oluşur.

  • Üretici Kaynaklı Enflasyon

Üreticilerin artan maliyetleri sebebi ile arz ettikleri malın fiyatını yükseltmesiyle oluşur. Maliyetin artmasına, ücretler,vergiler ya da ithalat maliyetleri gibi unsurlar sebep olabilir.

Enflasyona Katlanma Maliyeti

Enflasyon tahmin edilemez olduğu zamanlarda kötü sonuçlar doğurur. Durum tam tersi yani tahmin edilebilir ise, hane halkı bu durumdan çok fazla etkilenmeyebilir.
Enflasyon öngörülebilir ise kişiler tarafından telafi edilebilir. Örneğin bankalar faiz oranları değiştirebilir, çalışanlar ise enflasyona göre ücret artışı talep edebilirler.
Peki enflasyon artılı beklentilerin üstünde olur ise;

İşte bu durumda hem üreticiler hem de tüketicilerin harcamalarında düşüş gözlemlenir. Özellikle emekliler gibi sabit bir maaş ile geçinen insanların hayat standartlarında ve satın alma güçlerinde düşüş oluşur.

Enflasyonun yükselmesi görüldüğü gibi yaşam standartlarınızı olumsuz etkiler. Durum böyle iken ücretler enflasyon düzeyinde ya da daha fazla artmıyor ise esas sorun buradadır. Başka bir deyişle enflasyonun yükselmesine değil ücretlerinizin artmamasına daha önem vermelisiniz.

Kontrol edilebilir düzeyde enflasyon gelişmekte olan ülkeler için büyüme işaretidir. Enflasyonun hiç olmaması ekonomik zayıflığı işaret edebilir. Bu yüzden enflasyona iyi ya da kötü demeden önce bu durumun kişisel ekonomik durumunuzla da alakalı olduğunu unutmayın.

Enflasyon Nasıl Hesaplanır ?

Enflasyonun hesaplanması tamamen bir istatiksel çalışmadır. Ülkede ekonomiyi temsil eden bir takım mal ve hizmetler bir araya getirilerek bir sepet oluşturulur. Sepetin maliyetinde oluşun bir önceki döneme göre artış ve azalış enflasyon oranının yüzdesel olarak bulunmasını sağlar.

Türkiye’de iki çeşit enflasyon ölçümü yapılır;

Tüfe (Tüketici fiyatları Endeksi): Benzin, gıda, giyim, otomobil gibi tüketici mal ve hizmetlerinde olan fiyat değişikliklerine odaklanır.

Tüfe fiyatlarda olan değişikliği tüketiciler açısından ölçer. Bu ölçüm ülkemizde TÜİK tarafından yapılmaktadır.

Üfe ( Üretici Fiyatları Endeksi): Yerli mal ve hizmet üreten üreticilerin fiyatlarında meydana gelen değişimi ifade eder. Burada ölçüm satıcılar açısından ölçülür. Ölçümü yine TÜİK tarafından yapılmaktadır.

Bu göstergeler büyük çaptaki anketler olarak düşünülebilir. Her ay, resmi istatistik kurumları, perakende mağazaları, hizmet veren işletmeleri inceleyerek fiyatlarda oluşan değişiklikleri saptarlar. Böylelikle her ay açıklanan enflasyon oranları karşımızı çıkar.

Enflasyon Sepetinde Neler Var ?

Enflasyonun hesaplanması için oluşturulan sepette, tükettiğimiz gıdalar, alkollü ve alkolsüz içecekler, tütün ürünleri, giyim ve ayakkabı, barınma, sağlık, ulaşım, tatil ve eğlence alt başlıkları altında bir çok kalem bulunmaktadır. Her bir kalemin enflasyon hesaplanmasına etkisi farklı seviyededir.

Enflasyon sepetinde son yapılan değişiklikle birlikte gıda enflasyonunu önlemek için gıda fiyatlarının etkisi azaltılmıştır.

Aşağıda son yıllara ait enflasyon sepetine yapılan değişiklikleri bulabilirsiniz.

Sonuç olarak,

Enflasyonun hiç olmaması ya da yüksek olmasının kötü bir durum olduğunu artık biliyoruz. Ücret artışlarınız enflasyon üzerinde ise ve birikimlerinizi bir şekilde değerlendirebilirseniz, enflasyonun etkilerini azaltabilirsiniz.

Kobiler için sıfır faizli KOSGEB 50.000 TL hibe kredi şartları açıklandı. Siz de işletmeniz için, çok uygun şartları sahip bu krediden yararlanarak acil nakit ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Bu yazı ile kosgeb kredisi nasıl alınır sorusu ile ilgili tüm merak ettiğiniz sorulara cevap bulabileceksiniz.

KOSGEB Kredisi Başvuru Şartları Nelerdir ?

Krediye başvurmak için, KOSGEB veri tabanına kayıtlı olmanız, güncel Kobibeyannamenizin bulunması ve KOSGEB desteklerinden yasaklı olmayan işletmeler arasında olmalısınız.

Yukarıda saydığım şartları taşımayan işletmeler bu krediden maalesef yararlanamayacaklar.

Henüz KOSGEB üyesi değilseniz, krediden faydalanmak için, KOSGEB üyesi olmayanların öncelikle KOSGEB’e üye olmaları, KOSGEB’e üye olmakla birlikte Kobi beyannameleri güncel olmayanların üyelik ya da beyanname güncelleme işlemlerini bir an önce tamamlamaları gerekmektedir.

Üyelik sırasında doldurduğunuz Kobibeyannamelerin belirli sürelerde yenilenmesi gerekmekte olup, KOSGEB üyesi iseniz şifrenizle KOSGEB sistemine giriş yaparak beyannamelerinizin güncel olup olmadığını görebilir veya ilgili KOSGEB Müdürlüğünden bilgi edinebilirsiniz.

Faiz Muafiyet Tutarı Ne kadar?

Program kapsamında işletme başına azami 50.000-TL tutarında kredi kullanabileceksiniz. Kullandığınız kredilerin 10.500-TL olan faiz tutarı KOSGEB tarafından karşılanacaktır. Kullandığınız kredi tutarına göre peşin faiz tutarı kredi tutarınız doğrultusunda değişkenlik gösterecektir.

Ne kadar BSMV Ödeyeceksiniz?

KOSGEB tarafından ödenen peşin faiz tutarının BSMV’si peşin olarak sizden tahsil edilecektir. KOSGEB Kredilerinde uygulanan BSMV oranı %1’dir.

KOSGEB Kredisi Ödeme Planı

Kredi geri ödemelerini, ilk on iki ayı ödemesiz, kalanı üçer aylık eşit taksitler halinde 36 ay vadeli yapabileceksiniz.

KOSGEB Kredisi Başvuru Yolları

2016 Yılı KOSGEB Sıfır Faizli Kredi, faiz desteğinden yararlanmak için öncelikle KOSGEB’in internet sitesi üzerinde bulunan kayıt formunu doldurarak başvuru yapmanız gerekmektedir.

KOSGEB Kredisi Son Başvuru Tarihi

“0” faizli kobi kredisinden yararlanmak için program başvuruları, 15.12.2016 saat 24:00 itibariyle başlayacak, 19.12.2016 saat 24:00 itibariyle de son bulacaktır. Başvurular 20.12.2016 tarihinde KOSGEB tarafından değerlendirilecek ve başvurusu olumlu bulunan 5.000 işletme belirlenecektir. Bankalar kredi başvurularını değerlendirmeye 21.12.2016 tarihi itibari ile başlayacaktır.

Her ülkenin kendine ait para birimi bulunmaktadır. Forex piyasası ise bu para birimleri arasında değişim yapabileceğiniz bir piyasadır.

Basit anlamda para değişimine imkan sağlayan piyasa yatırımcılar tarafından para kazanmak amacı ile kullanılmaktadır.

Forex piyasasında bankalar, işletmeler, yatırımcılar gibi bir çok kişi ve kuruluş işlem yapmaktadır. Forex piyasasını kısaca Fx piyasası olarak da anabiliriz. Fx piyasası günlük “4 Trilyon Dolar” günlük işlem hacmiyle Dünya’nın en likit ve en büyük piyasasıdır.

Piyasa da işlemler haftanın 5 günü 24 saat sürmektedir.

Forex Piyasasının Tarihi

1876 yılınca ticarette altın standartı uygulanmaya başladı. Bu standartın amacı, tüm para birimlerinin fiyatını altın fiyatı ile ilişkilendirerek istikrarı sağlamaktı. Fakat bu durum altında standartların iyice düşmesine sebep oldu.

Özellikle II. Dünya Savaşı esnasında Avrupa ülkeleri savaş masraflarını karşılayacak kadar altın bulamadıkları için zor durumlar yaşadılar.

İlerleyen zamanda, bu politikanın uygulanabilir olmadığı görüşü ortaya çıkınca, ABD doları rezerv para kabul edilerek sabit döviz politikası uygulanmaya başladı. Bretton Woods kasabasında, 1944 de imzalan antlaşma ile altının tek geçerli değişim birimi-altın ticaretinin para birimi-olarak Abd Doları kabul edildi. İlerleyen senelerde ABD nin antlaşmadan ayrılması ile 1971 de sabit fiyat terkedilip dalgalı kur sistemine geçildi.

İşte bu durumu döviz piyasalarının gerçek anlamda doğuşu olarak adlandırabiliriz.

Forex Ticareti Nedir?

Forex işlemleri, bir para biriminin diğer para birimine karşı alınıp satılmasıdır. Örnek olarak, Türk lirası karşısında ABD dolarının değer kazanacağını düşünüyorsanız USDTRY’de alım pozisyonu alabilirsiniz. Tahminleriniz doğru çıkar ve dolar yükselirse siz de kar etmiş olursunuz.

Eğer doların düşeceğini yani Türk lirasının değer kazanacağını düşünüyorsanız o zaman Dolar’da satım yönünde pozisyon alarak, doların düşmesi sonucu kar edebilirsiniz.

Görüldüğü üzere Forex piyasasında önemli olan doğru yerde doğru tahmini yapabilmek, piyasayı ve teknik grafikleri iyi okumaktan geçiyor.

Forex piyasasında işlem yapmak çoğu zaman stresli olabiliyor. Bu stresi en aza indirmek için bazı özelliklere sahip olmanız gerekiyor.

İşte forex piyasasında kazanan olmak için sahip olmanız özellikler;

Yetenek: Duygusal olmamanız için,

Güven: Yaptığınız işlemlerin arkasında durmak için,

Esneklik: Piyasa koşullarına göre strateji belirlemek için,

Odaklanma: Uyguladığınız stratejilere bağlı olmak için,

Mantık: Piyasaya objektif ve doğru açıdan bakabilmek için,

Gerçeklik: Zengin olma hayalleriniz olmaması için,

Disiplin: Sakinliğinizi korumanız için,

Kendini kontrol: Kaldıraçlı işlemlerde abartıya kaçmamak için.

Forex Piyasasında İşlem Yapmanın Avantajları

  • Forex piyasası işlem hacmi bakımından Dünya’nın en büyük piyasalarından olduğundan likitide sıkıntısı yaşamazsınız.
  • İşlem saatleri açısından esnektir. Haftanın 5 günü 24 saat işlem yapabilirsiniz.
  • Kolay erişebilirsiniz. Akıllı telefonlarınızdan ve bilgisayarınızdan kolayca işlem yapabilirsiniz.
  • Borsada yüzlerce hisse senedi arasında seçim yapmak zorundasınızdır. Bu açıdan kendinizi daha net hissedersiniz.
  • Aracı kurumlar ile görüşerek daha düşük komisyonlarla çalışabilirsiniz.
  • Piyasaya girmeden önce, kendinizi denemek için forex demo hesabı açtırarak stratejilerinizi test etme şansınız vardır.
  • Kaldıraçlı sistemi sayesinde daha düşük miktarlar ile daha yüksek kazançlar elde edebilirsiniz.

Sonuç olarak;

Forex piyasası, riskli bir piyasadır. İşlem yapmadan önce mutlaka demo hesabı açtırarak işlem yapmalısınız. Demo hesabında işlem yaparken mümkün olduğunca gerçek hesabınızda işlem yapacağınız tutar kadarı ile pozisyonlarınızı almaya özen gösterin. Böylelikle kar zarar durumunuzu daha net görmüş olursunuz.

Bazen tutumlu olmak, finansal yükümlülüklerinizi ve hedeflerinizi karşılamak için yeterli olamayabiliyor. Bu yüzden ekstra para kazanmanın yollarını aramak gerekiyor.

Ailenizin gelirini arttırmak, borçlarınızı ödemek veya acil durumlarda kullanacağınız birikim hesabı oluşturmak için ek iş yapmak haliyle zorunluluk haline gelebiliyor.

Bahsedeceğim ekstra para kazanma yöntemleri, boş zamanlarını gelir elde etmek için değerlendirmek isteyenler için yol gösterici olabilir. Fikirleri uygulamak istiyorsanız bulunduğunuz çevreyi iyi analiz etmeli ve duruma göre aksiyon almalısınız. Böylelikle ilgi duyduğunuz herhangi bir konu var ise, siz de hobilerinizden para kazanabilir hale gelebilirsiniz.

Peki ek iş yaparak nasıl para kazanılır ?

1. Çocuk Bakıcılığı Yaparak Para Kazan

Çocuk bakıcılığı, tam zamanlı bir işmiş gibi gözükmesine rağmen, kısa süreli ek işler bulabilmekte mümkün olabiliyor. Özellikle çocuklarla arası iyi olanlar için para kazanmak için güzel bir fırsat. İnternet üzerinde bir çok sitede hafta sonu için bakıcı arayan ailelerin ilanlarını bulabilirsiniz.

2. Hakemlik Yaparak Para Kazan

Günümüzde ilgi gören mesleklerden biri de hakemliktir. Çoğu hakem tam zamanlı işine ek olarak haftasonları hakemlik yapmaktadır. Sizin de futbola merakınız var ise, hakemlik yaparak ek gelir elde edebilirsiniz. Bir çok spor dalında bir çok alt lig bulunmaktadır. Kendinize uygun spor dalını seçerek hakemlik için başvurunuzu yapabilirsiniz.

3. Evde Yemek Yaparak Para Kazan

Yemek yapmayı seviyorsanız, mutfakta geçirdiğiniz zamandan keyif alıyorsanız, bu iş tam size göre. Sevdiğiniz işi yaparak para kazanmanız mümkün. Evinizde yemek yaparak para kazanmak istiyorsanız, ilk iş yaratıcı bir menü oluşturarak başlayabilirsiniz. Oluşturduğunuz menünün tanıtımını yaparak, nerelere satış yapabileceğiniz belirleyip, işe koyulun. Hem sevdiğiniz işi yapıp hem de para kazanmak sizi motive edecektir.

4. Makale Yazarak Para Kazan

İçerik bazlı internet sitelerinin günden güne popüler olması ile birlikte, içerik (makale) yazarak para kazanmak, ek gelir elde etmek için değerlendirebileceğiniz bir sektör halini aldı. Kaleminize olan güveniniz tam ise, yazmaktan hoşlanıyorsanız, bu yeteneğinizi, boş zamanlarınızda gelir elde etmek için kullanabilirsiniz. İnternet üzerinde araştırma yaparak hem Türkçe hem de diğer dillerde yazdığınız içerikleri satabileceğiniz kişilere ulaşmanız sandığınızdan daha kolaydır. Biraz yaratıcılık ve caba ile tahmin ettiğinizden daha çok para kazanabilirsiniz.

5. Evinizi veya Odanızı Kiralayarak Para Kazanın

Kullanmadığınız boş bir eviniz yada odanız var ise, burayı misafirlerinizin ilgisini çekecek bir şekilde dekore ederek para kazanabilirsiniz. Özellikle büyük şehirlerde ve turistik bölgelerde yaşıyorsanız, şehrinize seyahat eden misafirleri ağırlayarak ek gelir elde etme şansınız vardır. Sizin de evinizi ya da boş odanızı kiralamak gibi bir niyetiniz var ise, Airbnb sitesine evinizi tanıtan bir ilan vererek, ilk misafirlerinizi beklemeye başlayabilirsiniz.

6. Çektiğiniz Fotoğraflardan Para Kazanın

Amatör yada profesyonel olarak fotoğrafçılık ile uğraşıyorsanız, çektiğiniz bu fotoğrafları internet vasıtası ile satarak veya lisanslayarak para kazanabilirsiniz. Flickr, Getty Images aracılığıyla lisanslama yapabilir veya Shutterstock, iStockPhoto gibi bir stok fotoğraf sitesine üye olup ve fotoğraflarınızı satabilirsiniz.

7. İnternet Sitesi Açarak Para Kazanın

İnternetten para kazanma deyince seçenekler tamamen sizin yaratıcılığınıza ve fırsatları değerlendirmenizi bağlı olan bir konudur. Son dönemde özellikle instagram üzerinden ürünlerini satarak, yetenekleri ile ilgili hizmet vererek para kazanan bir çok insan bulunmaktadır. Sizde yapabileceğiniz şeyleri düşünerek, insanlara fayda sağlayabileceğiniz bir konuda işe koyulabilirsiniz.

Ayrıca internetten para kazanmak için, kullanabileceğiniz başka bir yöntem ise, niş blog açmaktır. İlginizi çeken, gelecek gördüğünüz, rekabet ortamı az olan niş bir site açarak reklamlar aracılığı ile para kazanmanız mümkündür. Sitenizi açmadan önce dikkat etmeniz gereken şey, içeriğinizin insanlar tarafından aranıyor olması yani ilgi çekmesidir.

Sonuç olarak, düzenli yaptığınız işin dışında ek gelir etmenizi sağlayacak bir çok yol bulunmaktadır. Bu yollarla ilgili başarınız tamamen seçimlerinizle doğru orantılı olacaktır. Sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz bir işe yönelirseniz ve bu işte yaratıcılığınızı kullanabilirseniz, para kazanmamanız için hiç bir sebep yoktur. Önemli olan inanmanız ve harekete geçmenizdir.

Herkesin istediği ama bir türlü gerçekleştiremediği bir durum zengin olmak.

Hayatınızın bir çok noktasında çok param olsa diye hayaller kurduğunuz olmuştur. Peki bunun için herhangi bir adım atmayı hiç düşündünüz mü ? Yoksa sadece hayal olarak mı kaldı ?

Milyoner olmak ya da maddi durumunuzun çok i

yi olması bir anda olabilecek bir şey değildir.- Tabii ki Milli Piyango yılbaşı ikramiyesi size çıkmadıysa.. Hayatınızda bazı değişiklikler yaparak sizin de maddi durumunu kuvvetlendirerek, zengin olma yolunda adımlar atmanız mümkün.

Peki nasıl zengin olunur ?

1. Para Hakkındaki Düşünce Şeklinizi Değiştirin

Genellikle çok zengin insanlara karşı toplumda antipati vardır. Zengin olmak bu nefreti kazanmak için yeterli bir sebep gibi görülür. Bunun nedeni ise insanların kendinde olmayana karşı olan kızgınlıklarıdır.

Zengin olan insanlara kızmak yerine, nasıl zengin olurum diye kendinize sormanız gerekmektedir. Bu sorunun cevabını doğru olarak verebilmeniz için paranın nasıl çalıştığını anlamak çok önemlidir.

Genellikle para bir sonuç olarak görülür. Çalışarak kazandığınızı ama harcayarak kaybettiğinizi düşünürsünüz.
Faturalarınızı ödemek ve yaşam biçiminizi korumak için kullanırsınız, bu yüzden nadiren parayı bir araç olarak düşünürüz.

Zengin olma gibi bir niyetiniz var ise öncelikle paranın bir araç olduğu gerçeğinin farkına varmanız gerekmektedir. Gerçekten istediklerinizi elde etmek ve daha fazlasını yapmak için kullanabileceğiniz bir araç. Etrafınızdaki başarı örneklerine bakacak olursanız, neredeyse tümünün başarısının sırrı, parayı araç olarak görme ve bunu kullanma yeteneklerine bağlıdır

Parayı bir araç olarak görmeye başladığınızda, servetinizi arttırmanıza ve hayatınızda istediğiniz şeylerden daha fazlasını yapmanıza izin verdiğinizde, siz de daha rahat bir hayata sahip olabilirsiniz.

2. Ufak Adımların Gücüne İnanın

Çoğu insanın yaptığı en büyük hata, zengin olmak için büyük adımlar atmak gerektiğine inanmalarıdır. Yatırım yaparken büyük paralara ihtiyaçlarının olduğunu düşünmeleri büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgıya sahipseniz, derhal vazgeçmeniz gerekmektedir. Bir atasözü der ki ” Damlaya damlaya göl olur”- işte bu yüzden refaha kavuşmak için, küçükte olsa yatırım yapmaya başlamalı ve hayallerinizi gerçekleştirmelisiniz.

3. Tasarruf Edin

Tasarruf yaparak kendinizi özgür kılabilirsiniz. Bütçenize göre yapacağınız birikimler ile uzun vadede fark yaratabilirsiniz.

Böylelikle ufakta olsa birikimlerinizi yatırıma yönlendirebilecek, değer kazanmasını sağlayabileceksiniz. Sahip olduğunuz para arttıkça öz güveniniz artacak ve yatırım yaptıkça paranızda büyüyecektir.  Geleceğinizi güven altına almak için birikimin gücüne inanın ve yaptığınız birikimleri ne kadar olursa olsun yatırıma yönlendirin.

Bunu da Beğenebilirsiniz : Kolay Para Biriktirmenizi Sağlayacak 5 Yöntem

4. Hisse Senetlerine Yatırım Yapın

Zengin olan insanlara soracak olursanız neredeyse hepsinin hisse senetleri piyasasında işlem yaptıklarını görürsünüz. Bu insanlar ayrıca gelirlerinin en az %20’sini de tasarrufa yönlendirirler. Tasarruf yaparak biriktirdikleri paraları ise yatırıma yönlendirerek, daha zengin olurlar. Gördüğünüz gibi zenginler bu yüzden zengindirler.

Sizde harcama alışkanlıklarınızı değiştirerek, birikim yapabilirsiniz. Yaptığınız birikimleri de değerlendirerek finansal özgürlüğünüzü kazanabilirsiniz.

6. Risk Alın

Zengin olmak için, risk almanız gerektiği gerçeği her zaman aklınızda olmalıdır. Bu durum sizi korkutabilir, daha önce aldığınız riskler başarısızlıkla sonuçlanmış olabilir ama kaybetmenin bir öğrenme sürecinizin bir parçası olduğunu bilmelisiniz. Risk algınızı yeniden şekillendirerek, birikimlerinizi doğru araçlara kanalize edebilir ve servetinizi arttırabilirsiniz.

Hayat mucizelerle doludur. Nerede olduğunuz çok önemli değildir önemli olan nereye gittiğinizdir. Geleceğe daha güvenle bakmak, finansal özgürlüğünüzü kazanmak için, disiplinli bir şekilde hedefinize yürümelisiniz. Bugün köşeye attığınız en ufak bir para geleceğiniz için ektiğiniz bir tohum olacaktır.

Çok çalışır ve sorumluluk alırsanız maddi anlamda rahat olacağınız günler yakındır. Unutmayın hayal ettiğiniz her şeyi gerçekleştirmeniz sadece ve sadece sizin elinizde.

Borsada çok sık işlem yapan kişiler her zaman çok kazandıklarını söylerler.

Bu kişilerin hayatlarını bu şekilde idame ettirdiklerini bile söyledikleri duymuşsunuzdur. Duyduğunuz bu sözler ile birlikte siz de heveslenir ve hisse senedi piyasalarında işlem yapmak istersiniz. İşin aslının size söylenen gibi olmadığını anlamanız geç olmayacaktır. Borsada para kazanmak, o kadar da kolay değildir. Sabırlı ve disiplinli olmanız, yatırım yapacağınız senetle ilgili sektör araştırmanızı iyi yapmanız gerekmektedir.

Buna ek olarak, son yıllarda piyasalarda yaşanan oynaklık ise küçük yatırımcının karar alma sürecini de olumsuz etkileyen bir durumdur. Böyle bir senaryoda ise ne yapacağınızı bilemez duruma gelmeniz an meselesidir.

Borsada para kazanmak için kesin bir yöntem yoktur. Sadece bazı hususlara dikkat ederek hem kazancınızı arttırabilir hem de kayıplarınızı azaltabilirsiniz.

Borsada İşlem Yaparken Dikkat Etmeniz Gereken Altın Kurallar

1. Sürü Psikolojisinin Kurbanı Olmayın

Klasik küçük yatırımcı psikolojisi, genellikle sürü psikolojisine çok yatkındır. Yatırım yaparken verdiği kararları tanıdıkları tarafından kendilerine verilen tüyolar büyük ölçüde etkilemektedir. Aslında bu durum çok sağlıklı değildir. Dolayısıyla, herkesin belirli bir hisse senedine yatırım yapması o kararın doğru bir karar olduğunu göstermemektedir. Bu strateji bazı zamanlarda başarılı olsa bile uzun vadede olumsuz sonuçlar doğuracaktır.

Borsada alın terinizle zor şartlar altında kazandığınız parayı kaybetmek istemiyorsanız sürü psikolojisinden uzak durmalısınız.

2. Dersinizi İyi Çalışın

Hisse senetleri piyasasında yatırım yapmadan önce dersinize iyi çalışmalısınız. Bunu söylememin en büyük nedeni ise bu durumun yatırımcılar tarafından göz ardı edilmesidir. Yatırımcılar genelde bir firma hakkında pek bilgisi olmadan yatırım kararı alırlar. Bu da olumsuz sonuçlar doğurur. Dolayısıyla yatırım yapmadan önce ortağı olacağınız firmayı iyi araştırmalısınız.

3. Ortak Olduğunuzu Unutmayın

Asla hisse senetlerine yatırım yapmayın. Onun yerine işletmeye yatırım yapın. Yaptığınız işlemin aslında bir ortaklık olduğunu unutmayın. Size yakın olan, ilginizi çeken veya yakından takip ettiğiniz firmalar yatırım kararı almanız her zaman daha sağlıklı olacaktır.

4. Piyasaya Zaman Tanıyın

Borsada zaman çok önemlidir. En iyi yatırımcılar bile alım satım kararlarında vadeyi dikkate alırlar. İşin aslı böyleyken bir çok yatırımcı tam tersini yapmaktadır; hisse senedi alım satımı yaparken, daha önce de belirttiğim gibi ortaklık kurduğunuzu unutmayınız. Bu yüzden alım kararınızı verirken, senedi ne kadar süre ile elinizde tutacağınızı ve hedef fiyatınızı belirleyin.

Kazançlarınızın yok olmaması için alım satım kararlarınızda zamanlamanın önemini hiç bir zaman göz ardı etmeyin.

5. Disiplini Elden Bırakmayın

Borsa hareketlerini tarihsel olarak incelediğiniz zaman, piyasalarda boğa piyasası etkisi altında iken yatırımcıların bu piyasa şartlarında daha panik oldukları gözlemlenmiştir. Piyasalarda görülen oynaklık, kaçınılmaz olarak yatırımcıların kararlarını etkilemiş bu durumda para kaybetmelerine sebep olmuştur.

Bununla birlikte, sistematik olarak, doğru paylara yatırım yapan yatırımcıların gelirlerini katladıkları görülmüştür. Eğer her türlü piyasa koşulunda mümkün olduğunca başarılı olmak istiyorsanız, sabırlı olmanız ve disiplini elden bırakmamanız ve uzun vadeli geniş bir resmi görebilmeniz önemli olacaktır.

6. Duygularınızı Kontrol Edin

Birçok yatırımcı, özellikle panik ve aç gözlülük gibi duygularını kontrol edememesi nedeniyle borsada para kaybediyor. Özellikle boğa piyasasında elde edilen kazançlar yatırımcıların karı hangi fiyat seviyesinde ceplerine almaları gerektiği konusunda ikilem yaşamalarına sebep olur.

Her zaman daha fazla kazanma isteği bazı zamanlarda kötü sonuçlar doğurabilir. Ortağı olduğunuz hisseye bağlı olarak, özellikle pek bilinmeyen şirketlerde pozisyon almak ve karda olmanıza rağmen daha fazla kazanma arzusuyla pozisyonunuzu korumak, yaşadığınız pembe tabloyu çok karanlık bir hale getirebilir. Bu yüzden piyasada pozisyon alırken hem alım-satım fiyatınızı hem de satış-kar al fiyatınızı ilk aşamada belirlemeniz risklerinizi azaltacaktır.

7. Portföyünüzü Çeşitlendirin

Sahip olduğunuz tüm parayı tek bir sermaye piyasası aracına bağlamak çok kötü sonuçlar doğurabilir. Portföyünüzde bulunan varlıkların çeşitliliğini arttırmanız, risklerinizi minimize etmenize yarayacaktır. Böylelikle riskleri minimuma indirerek getirilerinizi optimum seviyede tutabilirsiniz.

Geçmişten günümüze ülkemizde düşen faizlerin etkisi ile tüm bireyler kolaylıkla kredi çekebilir hale geldi. Herhangi bir bankaya kredi ürünü için başvurduğunuz zaman sıklıkla karşılaştığınız bir terimdir kredi notu.

Ödeme alışkanlığınız var ise kredi notunuzun yüksek, gecikmeli ödemeleriniz ya da ödenmemiş borçlarınız var ise kredi notunuzun düşük çıkması ihtimaldir.

Kredi notu nasıl hesaplanır ?

Kredi notu hali hazırda kullandığınız ürünlerin son ödeme durumuna, limitlerine ve geçmişteki ödeme alışkanlıklarınıza göre KKB( Kredi Kayıt Bürosu) tarafından hesaplanır.

Kredi notu aralığı minimum 0 ve maksimum 1900’dür. Kredi skorunuz ne kadar yüksek ise bankalar size kredi vermek için o kadar istekli olurlar.

Kredi başvurularınıza olumlu cevaplar alabilmeniz için kredi notunuzun 1200 puan üzerinde olması gerekir. 1000 puan ve üzeri kredi notuna sahipseniz kabul edilebilir durumdasınız fakat 1000 puan altı için tablo pek olumlu değildir.

findeks-notu

Kredi notunuzu nasıl öğrenebilirsiniz?

Kredi notunuzu öğrenmek için Kredi Kayıt Bürosuna ait Findeks isimli siteye üye olmanız gerekmektedir. Siteye üye olduktan sonra cüzi bir miktar karşılığında kredi notunuzu öğrenebilirsiniz.

Bir diğer yöntem ise, bankalara başvurmaktır. Bunun için herhangi bir bankanın şubesine gidebilir yada bazı bankaların internet bankacılığı üzerinden sunduğu fırsatlardan yararlanabilirsiniz.

Kredi notu nasıl yükseltilir ?

Bankaya kredi başvurusu yaptınız ve kredi notunuzun düşük olması sebebiyle başvurunuz olumsuz sonuçlandı. Bu durumda yapmanız gereken tekrar tekrar başka bankalara başvurmak değildir. Bir çok bankada tekrar şansınızı denemek ve sürekli olumsuz cevap almak kredi notunuz için felaket olacaktır.

Bu durumda yapmanız gereken tek şey vardır. O da kredi notunuzu yükseltmek için çalışmalar yapmaktır.

Kredi notunuzu arttırmak için , mevcut kredi kartı ve kredi ürünlerinizi son ödeme tarihinden önce ödemeniz gerekmektedir. Kredi kartınız var ise kartlarınızın tüm limitini kullanmamanız gerekmektedir. Gelirinizin çok üstünde kredi kartı limitine sahip olmanız da olumlu olarak değerlendirilmez. Kart limitlerinizin mümkün olduğunca tamamını kullanmamaya özen gösterin, kullanmadığınız kartlar var ise limitlerini düşürebilir veya kredi kartınızı kapatabilirsiniz.

Krediniz var ise, bu kredinizin taksitlerini bankanızın size verdiği ödeme planında belirtilen taksit gününde ödemeniz kredi notunuza pozitif etki yapacaktır. Kredi taksitlerinizde yaşanacak en ufak bir gecikme bile kredi notunuzu olumsuz etkileyecektir.

Sonuç olarak, kredibilitenizin yüksek olması tamamıyla ödeme alışkanlıklarınız ile bağlantılıdır. Birden çok banka ile çalışmanız ve bu bankalarda birden çok ürüne sahip olmanız demek ödemelerinizi takip etmenizi de zorlaştıracaktır. Kafa karışıklığına sebep olmamak ve ödemelerinizi unutmamanız için çalıştığınız banka sayısını en az indirgemeniz önemlidir. Bunu yapamıyorsanız ödemeleriniz için not tutmak veya hatırlatıcı oluşturmak size yardımcı olabilir.